Okul Öncesinde Saldırganlık
Öfke,
engelleme ve korku karşısında ortaya çıkan bir tepki olup, aşırı safasında bilinç
bulanıklığına ve davranış bozukluklarına yol açabilir.
Belirli bir
sınır içinde öfke, karşılaşılan engeli aşmak, hoş olmayan durumdan kurtulmak
için gerekli tutum ve davranışta bulunma olanağı sağlar.
Çocuğun
öfkelenmesine neden olan engellerin birçoğu, genç yada olgun insan için
anlamsız gelebilir.
İstediğini
elde edemeyen yada oynanması engellenen çocuk, öfkeden bağırıp, çağırıp,
tepinebilir. Bu durum büyükler için anlamsız olabilir.
Çocukluk ve
gençlik çağında, belirli engeller karşısında öfkelenmek kişiliğin korunması,
saygınlık kazanması ve bu saygınlığın sürdürülmesi açısından pekiştirici,
yapıcı yönde rol oynar.
Saldırganlık
Saldırganlık
öfkenin dışa
yansıyan şeklidir
Freud
saldırganlığı, doğuştan gelen, bütün canlılarda ortak olan, öğrenmeyle
değişmeyen, evrensel bir iç güdü olarak düşünmüş ve cinsel içgüdüye bağlı
olduğunu kabul etmiştir.
Saldırganlık
küçük çocuklarda normal bir tepki biçimidir.
Psikolojik
veya fiziksel zarar verme amacıyla yapılan her türlü davranış saldırganlıktır.
2-5
yaşlarında bağırıp çağırma, diğerlerine vurma veya oyuncak, mobilya gibi
eşyaları kırma şeklinde gözlenebilir.
Başlangıçta
anne babaya yönelik olan saldırılar zamanla kardeşe ve akranlara da yönelir.
Sözlü
saldırılar 2-4 yaşlarında görülmeye başlanır.
3 yaşından
sonra artık öç alma ve intikam duygularına bağlı saldırganlık ortaya çıkar.
7- 11 yaş
arasında ise amaca yönelik saldırganlık görülür.
Saldırgan
davranışların ebeveynler tarafından ödüllendirilmesi. Geleneksel kültürün erkek
çocuğun saldırganlığını onaylaması,
Çocuğun
yetişkinlerden katı ceza, anlayışsızlık ve yetersiz sevgi görmesi,
Ailenin
parçalanması,
Kitle
iletişimim araçlarının olumsuz etkisi,
Çocuğun
ana-babasından dayak yemesi,
Beyin zarı
iltihabı, beyin zedelenmesi gibi fizyolojik sorunlar.
Saldırgan
Davranışlar Nasıl Önlenebilir:
Her şeyden önce ana-baba
çocuğa saldırganlık modeli olmamalıdır,
Çok fazla saldırgan
davranışlara tolerans gösterilmemelidir.
Saldırgan davranışlar
ödüllendirilmemeli ve onun bu davranışının istenmeyen bir davranış olduğu hemen
gösterilmelidir.
Saldırgan
davranışlar kesinlikle dayakla cezalandırılmamalıdır.
Çocuk gergin ve
sinirliyken onunla tartışmamalı, sakinleşmesini beklemeli ve daha sonra
davranışı ile ilgili konuşulmalıdır.
Çocuğa sosyal
olgunluğuna uygun çeşitli sorumluluklar verilmeli, başarabileceği kadarıyla bir
çok Şeyleri başlatıp, bitirmesi sağlanmalıdır. Çocuk başarma duygusunu
yaşamalıdır.
Çocuğa bu
davranışın dezavantajları gösterilmelidir.Saldırgan davranışları ile
isteklerini elde edemeyeceğini, istediği Şeyleri kaybettiğini görmeli ve
yaşamalıdır.
Çocuğun dışarıda
oynamasına izin verme, bu çocuğun gerilimini azaltır ve enerjisini boşaltma
imkanı sağlar.
Olumlu davranışı
pekiştirilmelidir.
Çocuk
saldırgan modellerle karşı karşıya getirilmemelidir.TV.deki Şiddet içeren
programları seyretmesi engellenmelidir.
Bu çocukların özellikle
baba ile daha çok birlikte olması sağlanmalıdır.
Çocuğun dışarıda
oynamasına izin verme, bu çocuğun gerilimini azaltır ve enerjisini boşaltma
imkanı sağlar.



okul öncesi dönem ve özel eğitim gereksinimi olan çocuklarda ki ortak soruna değinmişsiniz. ellerinize sağlık
YanıtlaSillanet olsun bazı şeyler
YanıtlaSilgerek saldırganlık tanımımı gerekse saldırganlığın çıkış nedenlerinin açıklanması ve saldırganlıkla ilgili ailelerin sergileyeceği tutumlardan bahsetmesi çalışmanın kapsamı açısından gayet faydalı.
YanıtlaSilSaldirganlik konusunda velileri bilgilendirmek acisindan guzel bir calisma olmus.
YanıtlaSilBiraz daha basit anlatabilirdin. Yine de çocuk psikolojisini anlamak adına güzel bir yazı olmuş. Eline sağlık.
YanıtlaSilSaldırganlığı bilimsel veriler üzerine oturtarak yapılan gayet sağlam ve yeterli bir çalışma olduğu kanaatindeyim.
YanıtlaSil